Notre-Dame: Mimari ve Kültürel Miras’ın korunması her şeyin üstünde mi?

Çeviri: Deniz Özdeniz Fettweis  (Kentsel Tasarımcı-Y.Mimar, toplumcumeclis.org)

Mediapart 17 Ekim 2019’da Notre-Dame Katedrali yangını sonrası çevre kirliliği ve halk sağlığına dair bir haber ve konunun uzmanlarının görüşlerini içeren video paylaştı. Biz de haberin yorum içeren çevirisini sizlerle paylaşıyoruz. 

14 Ekim’de Bölge Sağlık Ajansı ( l’Agence régionale de santé -ARS) ve Bölge Eyaleti (la préfecture de Région)  tarafından yayınlanan rapora göre Notre-Dame yangını sonrası 12 çocuğun kurşundan doğrudan zehirlendiği ve 78’inin de tıbbi gözetim altında olduğu açıklandı. Açıklamayı yapan Bölge Sağlık Ajansı’nın (ARS) duyurusu kamuoyunu rahatlatma amacı taşısa da sonuçlar son derece endişe verici. Kurşun kirliliğini seviyesinin dikkate alınmasındaki başarısızlığın sorumlusu olarak yetkililerin gerçeğin üstünü örtmeye çalışmaları gösteriliyor.

Yangın sonrası altı yaşın altında enfekte olan çocukların yüzdesinin 2009 yılında yapılan çalışmada belirlenen ulusal ortalamanın da üzerinde olduğu belirtiliyor. Söz konusu görüntülemelerin Bölge Sağlık Ajansı (ARS) tarafından tüm aileler için zorunlu olarak yapılması gerekirken binanın çevresinde ikamet eden ve eğitim gören çocukların ailelerine bırakıldığı ve hatta çoğu ailenin bu tanı-görüntülemeleri olayın üzerinden zaman geçtikten sonraki Ağustos ve Eylül aylarında yaptırdığı belirtiliyor. Diğer bir deyişle bu sağlık skandalının kapsamının ne olduğu tam olarak bilinmiyor.

Kurşun partiküllerinin çocuklarda ciddi beyinsel lezyonlara neden olabileceği yetişkinlerdeyse kısırlık ve hatta kansere varan etkileri olabileceği belirtiliyor.

Yine de bölgede yaşayanlar ve inşaat işçilerinin karşılaşabilecekleri potansiyel sağlık sorunlarından kaçınabilirdi ancak;

–    Bölge Sağlık Ajansı, 6 Mayıs’ta, yıkıntı alanında ve Notre-Dame civarında çok yüksek kirlilik gösteren örneklerin sonuçlarını kamuya açıklamamaya karar verdi.

–    Kültür bakanlığı, zehirlenme riski altındaki çalışanların korunması ve kurşunun bulaşmasını engelleyecek tek uygun çözüm olan koruma planı yapılması önerisini reddetti.

–    Aynı Kültür bakanlığı, iş müfettişliğinin yaptığı tüm uyarıların üstünü örttü.

–    Paris Belediye Başkanı, Mayıs ayından bu yana kurumlardaki kurşun kirliliğini onayladığı bildirmekle beraber kreşlerin ve anaokullarının temizliğini sadece yaz sonunda yaptırdı.

Daha önce yayınlanmamış kayıtlarla Mediapart’ın yayınladığı videoda, saklı kalmış gerçekler bir güvenlik uzmanının röportajı ve tanıklığında ve bilim insanı Annie Thébaud-Mony*‘nin ifadeleriyle gün yüzüne çıkarılmış. (Video için tıklayın)

Notre-Dame Kilisesinin hem Fransa hem de Dünya’daki mimari ve kültürel miras değeri kuşkusuz önemli; fakat öncelikli olan yangının kültürel ve ekonomik zararının bir an önce giderilerek binanın rekonstrüksiyonunun yapılması mı? Tek sorun bu önemli kültür mirasının geri kazanılması mı, bunun nasıl yapılacağı ne kadar göz önünde bulunduruluyor? Bu sağlık skandalı bizleri bir yıkımın insan sağlığına olan etkilerinin neredeyse yok sayıldığı gerçeğiyle yüzleştiriyor. Videoda anlatılanlar ezberimizi bozdurup, günümüzde karşı karşıya olduğumuz en büyük problemlerden olan çevre kirliliği ve halk sağlığıyla da bizi tekrar yüzleştirmesi bakımından son derece dikkate değer. Fransa hükümetinin ve tüm kurumlarının tek bir ağızdan gerçeği gizlemeye çalışması Notre-Dame’ın efsanevi kültürel ve ekonomik değerinin ne pahasına olursa olsun korunmasına mı hizmet ediyor? Notre-Dame yangını sonrası koruma çalışmalarında sadece mimari ve kültürel mirasın korunması mı gündemimiz olmalı; yoksa bütün doğru bildiklerimizi (ezberleri) yeniden gözden geçirmenin zamanı çoktan geldi de geçiyor mu?

*  Annie Thébaud-Mony, Türkiye’de “Çalışmak Sağlığa Zararlıdır” kitabının yazarı olarak da tanınmaktadır.

Kaynak:  http://toplumcumeclis.org